AK Parti’nin hukuk treninden inişinin hikayesi…
Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana yargı sistemimizin serencamının çok da sağlıklı yürüdüğünü söylemek ne yazık ki pek mümkün değil. Savaş dönemini bir tarafa bırakırsak, Cumhuriyetin ilanıyla birlikte kurulan İstiklal Mahkemeleri tartışmalı kararlara imza atmış ve büyük acılar yaşanmıştır.
Cumhuriyetin sağladığı önemli kazanımlara rağmen, sertlikte sınır tanımayan bu mahkemeler, bütün muhalif unsurları susturan bir mahiyet kazanarak ülkede otoriter bir iklimin oluşmasına katkı sağlamıştır.
Maalesef bu otoriter psikoloji, zamanla bütün siyasal iktidarlara sirayet ederek yargının araçsallaştırımasının önünü açmıştır. İstiklal Mahkemeleri ile başlayan, Yassıada’daki cunta yargısıyla ve sonrasında sıkıyönetim mahkemeleriyle devam eden bu vesayetçi anlayış, günümüzde de benzer bir iklimi oluşturmuş bulunuyor.
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile inşa edilen yeni rejim, her ne kadar anayasada ‘kuvvetler ayrılığı’ olarak tarif edilse de fiilen ‘kuvvetler birliği’ esasına göre işlemektedir.
Hal böyle olunca yasama da yargı da cumhurbaşkanının yazacağı iki satırlık kararnameye göre işler hale geldiği için, muhalefet dahil herkes gerektiğinde potansiyel bir tehlike olarak görülebilmektedir.
Aslında bugün hukuksal anlamda yaşadıklarımız, çok da yabancımız olan konular değil. Hatırlayalım, 1950 seçimlerinde büyük başarı sağlayan Demokrat Parti (DP), ilk döneminde gerçekten bir demokrasi rüzgarı estirmiş, ancak 1954 seçimleriyle kazandığı ezici zaferin ardından giderek otokrat bir istikamete evrilmişti.
Bu konudaki en çarpıcı örneklerden birisi, Osman Bölükbaşı’nın Kırşehir’den vekil seçilmesi üzerine, Demokrat Parti tarafından 30 Haziran 1954’de çıkarılan 6429 sayılı özel bir yasa ile il statüsünden çıkarılıp ilçe yapılmış olmasıdır. Hatta öyle ki Meclis’te Adnan Menderes, Celal Bayar ve Demokrat Parti aleyhine çok sert bir konuşma yapan Bölükbaşı’nın dokunulmazlığı kaldırılmış, ceza alarak hapis yatmıştır.
Büyük acıların ve kaosların yaşandığı bunca klasik-postmodern darbeler ve ‘vesayet’ tecrübelerinden sonra, Türkiye’nin 21. Yüzyılda “tekçi vesayet” sistemine mahkum olması kaderin bir cilvesi olsa gerek.
Ama ne desek boş, demokrasi ve ‘hukukun üstünlüğü’ iddialarıyla iktidara gelen AK Parti’nin yönettiği Türkiye’de hukuk, kelimenin tam anlamıyla buharlaşmış bulunuyor.
Bu ülkede eskiden erken kalkan asker darbe yapıyordu, şimdi ise iktidarın en küçük imasını dikkate alan yargı sistemi konuşan, eleştiren, muhalif duruş sergileyen herkesi gözaltına alıp tutukluyor. Dahası, iktidar açısından tehlike arzeden muhalefet belediyelerine operasyonlar düzenleyerek gözdağı veriyor.
Mesela şu günlerde, muhtemelen Ekrem İmamoğlu’nun etrafındaki çemberi biraz daha daraltmak için Esenyurt’la başlayıp Beşiktaş’la devam eden belediye operasyonları hukukla izahı mümkün olmayan bir duruma işaret ediyor. Bu arada Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’ın tutuklanması da gösteriyor ki iktidar muhaliflerini susturmakta kararlı…
Ve ne yazık ki bu tür operasyonlarla toplumdaki adalet duygusu derin yaralar almaya devam ediyor.
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın “Daha turpların büyükleri heybede” şeklindeki tehdit ifade eden sözlerinden de anlıyoruz ki önümüzdeki günlerde hukuku, adaleti yoran çok daha zor günler yaşayacağız…
Oysa AK Parti 2002 yılında iktidar olduğunda, hukukun adeta silah olarak kullanıldığı vesayet dönemlerinin ömürlerini tamamladığını ve ülkenin bir daha asla vesayetçi zihniyete geri dönmeyeceğine inanmıştık. Ama yanılmışız, ne yazık ki dün olduğu gibi bugün de bu vesayetçi zihniyet ülkenin yakasını bir türlü bırakmıyor.
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın 2008 yılında Çanakkale il teşkilatı tarafından düzenlenen toplantıda söylediği şu sözleri yeniden hatırlatsak bir anlamı olur mu bilmem ama biz yine de bir kez daha hatırlatalım: “Şehitlerimizin huzurunda biz milletimize söz verdik, söz veriyoruz. Milletimizle birlikte çıktığımız bu hukuk, adalet, refah ve kalkınma yolunda geriye doğru bir tek adım inşallah atmayacağız. Türkiye’nin huzurunu, demokrasisini, hukukunu, her şeyin üstünde tutacağız. Kimsenin kazanımlarımızı geriye götürmesine de izin vermeyeceğiz.’’
Maalesef dramatik bir durum ama hukukun baypas edildiğinin en bariz göstergesi olan bütün bu olup bitenler, gelecekte AK Parti’nin demokrasi ve hukuk treninden inişinin hazin hikayesi olarak yazılacak…















Hocam sebep hırsızlık ve sizlerin desteği, sonuç tek adam, hukuksuzluk ve zulüm.
Yanıtla (50) (3)Çok vurgulanmıyor ama bu geçmişte destek olan aklı kıt aydın takımının da çok ağır vebali var. Zira sadece aldanmadılar, milletin aldanmasına da aracılık ettiler. Aldanma ise basit bir yanılgı değildi; tam aksi tarihte ve günümüzde bu tür zihniyetlerin ne olduğu, nereye varacağı da açıktı. O sebep ile bu destekçilerin ne aklı ne donanımı vasat düzeyde bir insanın öngörüsünden farksız. Koca ülkeyi cehalet ve ilkelliğe sürüklediler.
Yanıtla (40) (0)Aklı kıt dediklerin herhalde liberal ve sosyal demokrat çizgide olan kişiler ama bu 2003-2013 arasındaydı, sonrası malum 17-25 Aralık süreciyle iktidarın en büyük düşmanlarının yani ulusalcı ve milliyetçilerin iktidarla ortak olması ve 2015-2016 ve sonrasında önceden AB yolunda yapılan ne kadar doğru yapılan şey varsa hepsinin tersine çevrilmesi... olayın kısaca özeti bu. Ulusalcı veya milliyetçi olup bu sisteme karşı olmak tam bir saçmalık, onların istediği zaten buydu.
Yanıtla (2) (8)Sorun önce şu oldu, sonra bu oldu meselesi değil; sorun dünya görüşü, temel duruşu ortada olan bir zihniyetten gelişme, demokrasi, özgürlük gibi o anlayışın dünyasında hiç olmayan kavramları hayata geçireceklerini sanmak gibi bir gaflete düşmek. Ulusalcı dedikleriniz modern dünyanın gerinsinde olmalarına rağmen bunlardan bir kaç yüz yıl ilerdedir. Liberal ve sosyal demokrat dediklerimiz ise çok kötü birer taklitten öte değil. Anlaşılan o ki durum hala kavranamamış!!
Yanıtla (1) (1)AKP,ABD vatandaşı Merve Kavakçı'yı Meclis'te azarlayan DSP ile ortaklık yapıyor varın siz düşünün AKP'nin durumunu .
Yanıtla (5) (0)Ak parti içine aldığı koltuk sevdalısı devşirmeler arttıkça, hukuktan uzaklaştı. Özünü kaybetmeye başladı. Partiye gelenler koltuklarını korumak için koparmaya çalıştığı tavizler, katılımcıların dün-bugün söylemlerindeki tutarsızlıklar malesef Ak partinin kimyasını bozdu.
Yanıtla (9) (0)rte en başından beri bir hukuk sevdalısı değildi. takiyyesi gerçek sanıldı.
Yanıtla (12) (0)Şikayetçi oldukları ne varsa, daha fazlasını yaptılar, millet de zannetti ki bunlar nasıl olsa damdan düşenlerdir, vesayetten, hukuksuzluktan çok çektiler diğerleri gibi olmayacaklar.Söz verdikleri üzere ülkeye demokrasi getirecekler, hukuk getiterekler. Nerdeeee adamlar her bakımdan eski dönemleri aratır hale geldiler.
Yanıtla (27) (2)heva ve keyiflerini engelleme potansiyeli olan her kuruma "vesayet" dediler ve o kurumları ya kapattılar ya çökerttiler.
Yanıtla (4) (0)akp ta başlangıçta iki kesimden oluşuyordu.. o kesimlerden biri hukuk trenine aslında zaten hiç binmemişti. daha ilk yıllardan kalan büyük şaibeleri var. gücü ele geçirdikçe nispeten aklı başında olan diğer kesimi ekarte ettiler. kötü para iyi parayı kovdu bir anlamda.. eğer korkaksanız ahlaklı da olsanız ahlaksız cesurlar tarafından yönetilirsiniz. akp'de ve genel anlamda memlekette bu olmuştur.
Yanıtla (7) (0)Devletin bölünmez bütünlüğünün müdafaası, milletin bölünmez bütünlüğü , yeniden büyük Osmanlı imparatorluğu olup dünyayı yönetmek ideali vs ... Bütün bunlar ve sair müspet idealler ve gayeler " ; Hırsızlık, yolsuzluk, haram , rüşvet, kul ve yetim hakkı , beyt ül maldan yemeyi meşru ve mubah kılar mı ?... cevap lütfen tek kelime , ; kılar veya kılmaz !.. (selâm ve dua ile ama sadece mümin müslümanlara .. müslümanım diyenlere değil )
Yanıtla (2) (0)Bence Erdoğan ve Akparti hukuk vasıtasıyla kendi ayaklarına kurşun sıkmışlardır ve sıkmaya devam etmektedir.Akpartili olmayan ama muhalefetede soğuk bakan taraf olmayan insanları bence birleştirmiş ve kararını vermeye yoneltmislerdir.Ve en yakın zamanda tarihin tozlu raflarına Anap gibi kaldırılacaktır.
Yanıtla (2) (0)Cumhuriyet tarihimiz boyunca adaletin nasıl ayaklar altına alındığını hatta katledildiğini kısa ve özet olarak ele alan ama biraz yüzeysel kalan bir yazı olmuş, teseķur ederiz.
Yanıtla (5) (0)Bu nedenle adaletin bizzat kendisi sabıkalıdır, milletin yüzünü hiç bir zaman güldürmemistir , bu gün ise iktidarın elinde adeta bir silah olmuştur!
Neyi tenkit ederek iktidara geldilerse onun 10 kat fazlasını yapıyorlar.
Yanıtla (30) (1)Tek parti dönemlerini tenkit ediyorlardı onun yaptığı istiklal mahkemeleri kurmaya az kaldı takriri sükun ise artık yürürlükte.
Istiklal mahkemesi kurulmadı mu?
Yanıtla (8) (0)Emin misin?
Terör suçlarına bakan dokunulmaz mahkemenin kapısında istiklal mahkemesi yazmıyor evet...
Ümit Özdağ konuşmaya devam etmeliydi, kahraman yapılacak adam değildi.
Yanıtla (4) (2)En büyük vesayetçi kendileri zihin olarak gelmeden öncede bu vardı .
Yanıtla (1) (0)Hiç hukuk trenine binmişler miydiki, insinler?
Yanıtla (5) (0)İyi partiden istifa edip, AK partiye katılan K. Zorlu 'söz konusu vatansa gerisi teferruattır' diyor. bu yaşına kadar vatanla sorunu varmış demek ki. Ak partide olmayanlar ne oluyor o zaman. Prof titri de olan bir insana yakışan söz mü bu?
Yanıtla (44) (1)AK partiye de faydası olmayacak bu şahsın alınması büyük hata...
Yanıtla (15) (1)Ne yalan söyleyeyim, o şahsın yakasına rozet takılırken ben utandım.
Yanıtla (26) (0)Bir parti başkanının uydurma suç isnadı ile tutuklandığı bir günde, haksızlığa isyan etmek varken, kunu hukukmuş gibi, Cumhuriyet kinine çanak tutmak size yakışmadı Sn Yazar. Bir de Vesayet kavramını suçla, çökme ile kamusal hukuksuzlukla, bireysel haklaların ihlali ile bir tutmanız anlamsız. Vesayet bir idare hukuku kavramıdır, anlamı ''koruma ve gözetme''dir. İktidarın yaptığı yağma, soygun, çökme ve yoketme ele geçirme değil. Okula, camiye, kışlaya, basına siyaset hiç bugünkü kadar girmedi.
Yanıtla (4) (0)Hukuk yolundan ayrılmak,kanun ve icraat yaparken adil olmamak,herkese eşit ve adil davranmamak önce birilerini ancak en son da sahiplerini vurur!Kanun demişken hukuka uygun olmayan,alelacele temelsiz yapılan kanunlar,sadece insan aklının o anda çalışan algısıyla gelen düşüncelerle yapılan kanunlar birer suç aletidir.Yargı makamlarına suç işlettiriliyor.
Yanıtla (14) (0)Yargı makamları bedel ödüyor
Yanıtla (2) (0)Bindik bir alamete, gidiyoruz kıyamete !
Yanıtla (14) (0)Mehmet Bey
Yanıtla (8) (1)Eksik kalmış.
Türklerin Anadolu'ya girişinden başlatsaydın bugünü daha rahat normalleştirirdin.
Eski Mahalle akıldan çıkmaz.
Sn Yazar, AKP dönemindeki hukuk cinayetleri Türk tarihinin hiç bir döneminde görülmemiştir. 2006 dan önceki tüm dönemlerde suçlular cezalandırılmıştır. Bu tarihten sonra genellikle suçsuzlar.. hatta azılı mahkumlar salıverilmiştir. aradaki farkı anlamazsak zalim zulmüne devam eder. Kayyumlar, CHP li bel. başkanları, Ü Özdağ ve suçu millete hizmet olan, bizleri temsil edenlere karşı yapılan insanlık dışı muameleleri protesto ediyoruz. Koltuk için adalet ve vicdanı çiğneyeni Allah bildiği gibi yapsın.
Yanıtla (20) (1)""Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın “Daha turpların büyükleri heybede” şeklindeki tehdit ifade eden sözlerinden de anlıyoruz ki"" anlıyoruz ki yargının üzerinde derin bir siyaset gölgesi var.
Yanıtla (17) (0)Mehmet Bey, adelet kaybolmuş sağıma soluma bakıyorum adeleti bulamıyorum.ADELET NEREDESİN ÇIK ORTAYA!!!!!!!!!!!!
Yanıtla (6) (0)Ne yazık ki iktidarı muhalefeti ile bir anaforun içinde yüzüyoruz. " Dava tek ölmemek " olunca devlet millet ülke havada kalıyor. Ne demiş şair " kuvvetlisin ama kuvvet hak değil "
Yanıtla (4) (0)Hukuk herkese lazım. Hukuk tanımayanlar da bir gün hukuka muhtaç hale gelirler!
Yanıtla (18) (1)Memleketin halini milletin vecizeleriyle anlatsaydık...
Yanıtla (8) (0)"Karanlığın hükmü güneş doğana kadar."
"Tabiata güneş, toplumlara adalet hayat verir."
"İnsanı diğer canlılardan ayıran değer onurdur."
"Kılıçla yaşayan kılıçla ölür.”
"Cahil düzde yolu şaşırır, alim dağları aşırır." vs,vb...
Derdik galiba...
Kafese bir hevenk muz asarlar, eli sopalı bir adam maymun muza gittikçe vurarak engeller. İkinci gün maymuna bir sopa verirler, başka bir maymunu kafese alırlar, yeni maymun muzlara gittikçe adamla sopalı maymun yeni geleni döverler. Üçüncü gün adam çıkar ikinci maymuna sopa verirler, yeni bir maymunu kafese alırlar. Yeni maymun muza uzandıkça diğer iki maymun onu döverek muzu yedirmez. Her gün eski olan maymun birgün önce dayak yiyenle değiştirilir durum aynıdır.Sanki bizim demokrasi tarihimiz.
Yanıtla (8) (0)Cumhuriyet tarihi boyunca hep öyle olmuş. Yani güçlünün hukuku. Neden. Çünkü Allah benim kanunlarımla amel edin diyor. Biz kendi kanunlarımız var diyoruz. O kanunlar ise adalet-i izafiyeye neden oluyor. Halbuki Allahın kanunları Adalet-i mahzadır. İnsanlar Allahın kanunlarına daha saygılıdır. Daha saygılı olmak zorundadır. Yoksa böyle debelenip duracağız.
Yanıtla (1) (16)Sayın yazar bu ülkede eskiden de hukuk yoktu, şimdi de yok. Bunu biz vatandaşlar biliyoruz ama maalesef bazı siyasetçiler halen bilmiyor. Eğer bu ülkede siyaset yapıyorsanız ve mevcut iktidara muhalifseniz hapse girmeden olmaz, yüzbinlerce masum insan kadın, çocuk hapse girdi. Bir zahmet muhalif siyasetçilerde içeri girip nasıl bir ülkede siyaset yaptıklarını görsünler. Özellikle Davutoğlu ve Babacan hapse girmeden bu milleti anlayamazlar...
Yanıtla (3) (5)Toplumun adalet duygusu sessiz bir çok kişinin haksızlığa uğramasına sessiz kalınmasından beri aşınıyor. Ve bunun belki sonucu bu yaşananlar. Nemelazım dememek gerek.
Yanıtla (6) (0)14 temmuz 1996 günü milliyet gazetesi’nde çıkan nilgün cerrahoğlu imzalı söyleşide “demokrasi bir tramvaydır, gittiğimiz yere kadar gider, orada ineriz” ve “demokrasi amaç değil araçtır” demişti.galiba planlanan durağa gelindi.gecmis olsun herkese
Yanıtla (28) (0)Bu güzel vatanım 28 Şubattan kat be kat daha şiddetli bir baskı altında ve bu gidişle Çin ve Kuzey Kore’yi aratmayacak bir rejimle yönetilir olacağız. Korku rejimi son hızıyla devam edecek. Herkes tutuklanmak için sıra bekliyor. Gece ev baskınları çok korkunç bir sonuç getirecektir. Muhalefet tek yumruk olmalı çünkü millet istiklalini kaybetmek üzere.
Yanıtla (34) (0)Adeta Komunist rejimde yasiyor gibiyiz, sebep olanlar Kebab olsunlar...
Yanıtla (14) (0)Musluğun başını kaptırmamak için yapmayacakları dalavere yok, Yeşilçam filmlerindeki kötü adamlar gibiler. Tabi hesap verme korkusu da var, koltukta çok pislik biriktiği için oturdukları yerden kalkamıyorlar.
Yanıtla (23) (0)Darbeciler de koruyup kollama der korkuturdu halkı. Balans ayarı yapmaya kalkardı. Çevik bir aleyhine kim lonulabilirdi ki.
Yanıtla (3) (3)AkParti Hukuk Trenine hic binmediki, inmis olsun...!!!
Yanıtla (18) (0)Hukuk olursa Yolsuzluk Ekonomisi olabilir mi???
İstiklal Mahkemeleri suçlu da sayın yazar onları görevlendiren suçlu değil mi. 100 yıl geçmiş ama hala bir arpa boyu yol alamamışız. Şimdiki Cumhırbaşkanı ne yapıyorsa o zamanki cumhurbaşkanı da aynısını yapıyordu. Ya da tersi. İkisini fe söyleyebilneliyiz.
Yanıtla (4) (20)Çok talihsiz bir dönemdeyiz. Ülkemizi 60 Yıl Geriye Doğru Götürdüler. Yazık Çok yazık. El Gider Mersine Biz Gideriz Tersine.
Yanıtla (16) (1)Halk susturulabilecekmi
Yanıtla (2) (0)Kaleminize sağlık.
Yanıtla (1) (0)Dünyadaki bir kaç ülke hariç bizdekine benzer başkanlık istemleri hep diktatörlüğe, parti otokrasisine evrildiler. Dünya bunun onlarca örneği ile dolu. Bu şekilde evrilme geçiren ülkelerde zenginlik ve refah ortaya çıkmadı. Hepsinde toplumun hakim olan azınlık kesimi çoğunluğu sömürdü ve dini ve milli hamaset söylemi ile işi idare etti. Zenginlik ve refah gelenine, huzura erenine de rastlanmadı. Eğer tarih ders almak içinse Angola ve Zambiya, Zımbave .. örneklerinden incelenmeye başlanabilir.
Yanıtla (3) (0)Güzel ülkemin insanları bu muameleyi hiç ama hiç haketmiyor lakin bir guruba haksızlık yapılırken diğer bir gurup alkış tuttu bu hukuksuzluklara, böyle böyle katlettik katlettik hukuku,haksızlığa uğrayanların feryadına kulak tıkadık, sonunda o yılan hepimizi sokmaya başladı. Bugün o yılanı büyütüp milleti perişan ettirenlerde aynı yılanın akıbetinden kurtulamayacak maalesef. Olan yine güzel ülkem ve insanına olacak. Rabbim sonumuzu hayra çıkarsın.
Yanıtla (2) (0)Sayın yazar hukuk treninden inmediler çünkü dini, asabiyetçi, ideolojik kültürde evrensel hukuk ve adalet olamaz ve tarihte olmamıştır. Bence sizde bu bakış açısından kurtulun ve gereceği görerek yazılar yazın. Sınır ve sınıf üreten her anlayış kin ve nefret üretmeden varlığını sürdüremez. Bütün canlılar böyledir. İnsanı animal akıldan, hüminal akla dönüştürmek çok zordur.
Yanıtla (5) (2)Ülkenin bu kadar gerilmesi, hukukun pas pas edilmesi sadece bir kez daha seçilebilme ihtimali için mi? Yazıktır bize. Biz sadece daha iyi bir ortamda yaşamak istiyoruz. Bu sebeple eleştiriyor bazı kararlara karşı çıkıyoruz. Karşılığında soruşturma, hapis yani hukuk sopası. Diyen boşa dememiş. Herkes hak ettiği şekilde yönetilir diye.
Yanıtla (3) (0)Hukuk mülkün temelidir neden acep, bir ilk çıkan kanun ne için çıkmıştır. Güçlülerin hukuku vardır, gerisi Faso fiso dur vesselam.
Yanıtla (8) (1)Hükümetlerin birinci ödevi, toplumun " barınma, beslenme ve sağlık " gibi en temel ihtiyaçlarını karşılayacak tedbirler almasıdır.Bunların hiçbiri yapılmıyor.Ortalama ücret bir evin kirasını bile karşılamıyor.Hükümet başarısız ve yoksulluk giderek derinleşiyor.Biz artık bu hükümeti istemiyoruz.Açız ! Seçim bekleyecek gücümüz kalmadı.Çok acil erken seçim istiyoruz.
Yanıtla (20) (0)Demokrasi;adı ne,kim,makamı ne olursa olsun onun dedigi,emrettigi,emir kulluğu bir sistem degildir.Bugün ülkemizde bir tarikat grubu denilen,aslında bir derebeylik düzenin hakimiyeti,manipülasyonu,demokrasiyi daha iyi anlamak için çok iyibir örnekliktir.Ve mevcut ülke yönetiminin buna yaklaşımı-ara bulucu gönderimi-ülkenin halinin anlaşılması bakımından da önemli bir veridir.Ve bu grup,bir -malesef-İslam'i olarak adlandırılıyor.Ki tam derebeylik düzeni.Hz.Ömer ne diyordu,-fırat örneği-yetmezmi.
Yanıtla (6) (0)Yazıya ve size çok teşekkür.İnsanın zorla hürriyetten yoksun bırakılması,hele ki bu yükselmesi,gelişmesi için mücadele ettiği devletinin güçleri kullanılarak,o güçlerin araçsallaştırılması kadar kötü bir şey düşünemiyor,insan.Türkiye ;bir demokratik devletten,adetâ özel rejim devletinemi,evrilsin isteniyor!Demekrasi şu âna kadar keşfedilmiş sistemlerin en iyisidir.Demokrasi,seçim degil,hukuktur.Hukukun üstünlüğü sistemidir.
Yanıtla (9) (0)Öyle değil Mehmet bey; hukuk demokrasi treninden istenen istasyona varınca zaten inilecekti , öyle değil mi?. “Demokrasi bizim için bir tramvaydır istediğimiz durağa gelince ineriz” diyen kim?. Videosu var isteyen Google babaya sorsun. Gereği ne ise o yapılıyor. Bunda şaşılacak bir şey de yok. “Yetmez ama evet”çiler, burası “dar’ulislam değil” ciler, ileri demokrasi sevdalıları, Yunan’ın hezimetine üzülenler, şeriat sevdalıları, ulus devlet istemeyenler , ne bilem; başardılar işte!!.
Yanıtla (26) (1)Bu damar Osmanlıdan beri var mektepli-medreseli, mektepli-alaylı. Kurtuluş savaşında da varlardı, Cumhuriyette de. Bu o damarın bu günkü hali.
Yanıtla (6) (0)Ülkemizde kimse güvende değil. kör topal getirebildiğimiz hukuk devleti kırıntılarını da Ak parti yerle bir etti. Antalya'da işlendiği iddia edilen bir sucun faili, Ankara'da yakalanıyor. İstanbul'da yargılanıp tutuklanıyor. oysa suça bakacak yetkili mahkeme Antalya, yada failin ikamet ettiği yer Ankara olmalı hukuka göre. öyle olmadı. özel bir mahkeme kurulmuş adeta.
Yanıtla (14) (0)Çalma kapıyı çalarlar kapını. Daha dün, Çay Simit hesabı yapıyor Zalim iktidarlar diyordun. Senden korkuyorlar mıydı? Demokrasiye saygıları vardı. Söylediğinde haklıydın. Onlar da halkının refahını sağlayamadıkları için üzüntülüydüler, utanıyorlar yerin dibine geçiyorlardı. Ama sen reissin, kasımpaşalısın istediğini Ankara'dan alır eziyet ederek İstanbul'a getirtir kodese tıkarsın.Bir de kulp taktırırsın. Halkı kışkırtıyor, Halkı kışkırtmada camiyi cemaati bölme de kimse elinize su dökemez...
Yanıtla (41) (1)Ben haini tanıyorum.Hain Türkiye Cumhuriyetine ve kurucularına düşmandır.Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti.Amin.
Yanıtla (25) (0)Hangi iktidara yakın gazeteci idi? Yakında istiklal mahkemeleri geliyor demişti.
Yanıtla (13) (0)Bunlar yine otantik gezici mahkeme mi olacak? Veya tüm haşmetiyle, müteahhitlik harikası bir adliye sarayının üstüne adıyla sanıyla istiklal mahkemeleri mi yazacak?
Yolda mıdır ki?
Nerede kaldı?
O trene ne zaman bindi ki insin.............
Yanıtla (15) (0)